Ağızdan Nefes Alma: Herkesin Bilmesi Gerekenler

09 Şub 2017

Çoğu insan, karmaşık bir problem olan ağızdan nefes almanın, sağlık üzerinde ciddi etkilerinin olabileceğini bilmez. Bu yazıda sizlere, özellikle de çocuk sağlığı ve gelişimi üzerinde olumsuz etkilere sahip olan ağızdan nefes alma alışkanlığı ve nedenleri hakkında bilmeniz gerekenlerden kısaca bahsedeceğim.

Bazı insanlar için açık bir ağız, basit bir alışkanlıktan ibarettir. Bu insanların ağızları -kapalı tutmak için konsantre olmadıkları sürece- genellikle açık haldedir. Bazıları ise ağızlarından nefes alır. Bu şekilde nefes alma durumunu ya “ağız açık dinlenme duruşu” ya da basit bir şekilde “açık ağız” olarak adlandırırız. Oysa ki sağlıklı nefes alabilmek için doğal pozisyon, daima kapalı bir ağızla sağlanır. Yani ideal olan, hem nefes almada, hem de nefes vermede burnun kullanılmasıdır. Bazı yetişkinler ağızlarını açık tutma alışkanlıklarının gayet farkında iken, çoğu bu durumun farkında değildir ve konuşmadıkları ya da yemek yemedikleri zaman dudaklarını bir arada tutmanın neden bu kadar çetrefilli bir iş olduğunu anlayamazlar.

Ağız açık durmak; endişelenmeyi gerektirmeyen, çözümü kolay bir durum gibi görünse de, aslında sağlığa uzun vadeli, ciddi olumsuz etkileri vardır ve kesinlikle hafife alınmamalıdır.

Ağızdan Nefes Almanın Sağlığa Olumsuz Etkileri

  • Dişler ve diş telleri(ortodontik diş tedavisi): Ağzınız açık duruyorsanız diş tellerinizi daha uzun bir müddet kullanmanız gerekebilir. Aynı zamanda tedaviniz ortodontistiniz açısından da çok daha uğraştırıcı olacaktır. Diş etlerinde ödem yaşamanız ve tedavinin daha zor ilerlemesi, muhtemelen karşılaşacağınız problemler arasındadır.
  • Konuşma: Çocuklarda ağız açık durma alışkanlığı varsa, konuşurken belli seslerde zorluk yaşamaları yüksek bir ihtimaldir. Bu durumla en sık ilişkilendirilen konuşma sorunu, peltek konuşma yani belli başlı sesleri(“S” gibi) doğru çıkartamama durumudur.
  • Yüz büyümesi ve gelişmesi: Büyümenin ne denli büyük bir güç olduğunu fark etmek önemlidir. Ağzı açık duran bir çocuk, büyük bir ihtimalle yassı yüz özellikleri, daha az belirgin elmacık kemikleri, daha uzun bir yüzü, daha düşük gözleri, daha düşük yüz kası tonusu, daha dar bir damak yapısı ve hatta çoğu durumda daha küçük bir alt çenesi olan bir yetişkine dönüşecektir. Ancak; eğer ağzını kapatıp burnundan nefes almaya alışabilirse, meydana gelebilecek bu olumsuz durumlar engellenebilir.
  • Uyku ve oksijen:Yetişkin ya da çocuk, kişiler gün içerisinde ağızdan nefes alıyorlarsa, gece uyurken de ağızdan nefes alma ihtimalleri oldukça yüksektir. Tıkalı bir solunum yolu ve gece ağızdan nefes alma durumu, uyku apnesi ve kan dolaşımındaki bozulmuş karbondioksit ve oksijen düzeyleri ile doğrudan bağlantılıdır. Beyne daha az oksijen ulaşması, çocukların okulda odaklanma problemi yaşamalarına sebep olacak; yetişkinlerde ise kronik bitkinlik, yorgunluk ve bilinç bulanıklığı gibi sorunlara yol açacaktır.

Ağız Açık Durma ya da Ağızdan Nefes Almanın Nedenleri

Ağız açık durma ya da ağızdan nefes alma alışkanlığının kökeninde yatan nedeni bulmak zor olabilir. Ancak bu alışkanlığa sahip olan insanların çoğu için, aşağıda sayacağım üç durumdan en azından bir tanesinin geçerli olma ihtimali oldukça yüksektir:

  • Nefes alma ya da solunum yolu sorunları vardır(ya da olmuştur). Ağız açık durma alışkanlıklarının pek çoğunun kökeni; alerjiler, kronik soğuk algınlıkları/tıkalı burunlar, şişmiş bademcikler ve geniz etleri, astım, burun kemiği eğriliği ve daha niceleri gibi problemlere dayanmaktadır. Burada belirtilmesi gereken ilginç şey şudur ki, birçok kişide ağızdan nefes alma alışkanlığı, solunum yolu sorunu çözüldükten sonra bile devam eder. Örneğin geniz etleri alınmış pek çok kişinin ağızlarından nefes almaya devam ettiğini görebiliyoruz. Dolayısıyla, solunum yolu tıkanıklığı giderildikten sonra; kas, yutkunma, soluk alma örüntülerinin yeniden öğrenilmesi gerekebilir.
  • Parmak emme alışkanlıkları vardır(ya da olmuştur). Baş parmağın uzun süreler boyunca ağızda tutulması alışkanlık haline getirilmişse, ağız ve yüz kasları da bu alışkanlığın etrafında şekillenir. Baş parmak ağızdayken dudakların tam olarak kapanması söz konusu değildir ve ters yutma refleksi de gelişir. Burada belirtilmelidir ki; solunum yolu sorunları için geçerli olan şeyin aynısı çoğunlukla parmak emme alışkanlığı için de geçerlidir. Yani bir çocuğun yaşı biraz ilerleyince  parmak emmekten vazgeçmesi, ağızdan nefes alma alışkanlığının da ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Parmak emme alışkanlığından kurtulduktan sonra çoğunlukla ortodontik tedavi gerekli olabilir.
  • Kısa dil bağı sorunu vardır(ya da olmuştur). Dilin pozisyonu, burundan nefes almada çok önemli bir rol oynar. Bundan dolayı, dil fiziksel bir engel ile kısıtlanmışsa ağızdan nefes almayı bırakmak oldukça zor olabilir. Dil bağı, halk arasında sadece insan bir şeyi söyleyemediği zaman kullanılan yaygın bir ifadeden ibaret olmayıp aslında daha ciddiye alınması gereken tıbbi bir durumdur. Bu durum aynı zamanda, kısa dil bağı(kısa frenulum) olarak da adlandırılır. Eğer hasta bu sorunu yaşıyorsa, ağız kapalı duruşu sağlayabilmesi için çoğunlukla dilinin basit bir cerrahi operasyonla serbest kılınması gerekir.

Çocuklarının Ağızdan Nefes Almasını Önlemek İçin Ebeveynler Neler Yapabilir?

Artık problemin belirtilerini bildiğinize göre, kendinizde ya da çocuğunuzda bulunup bulunmadığına bakabilirsiniz. Aşağıdakileri yaparak başlayabilirsiniz:

  •  Ağızdan nefes alma ya da ağız açık dinlenme duruşu var mı yok mu diye kendinizi ve/veya çocuğunuzu gözlemleyin. Var ise bu durumun gün içerisinde ne kadar sıklıkla gerçekleştiğine dikkat edin.
  • Yukarıda sözünü ettiğim solunum yolu ya da nefes alma sorunlarından herhangi birinin sizde ya da çocuğunuzda hâlihazırda veya geçmişte bulunup bulunmadığını belirleyin.

Ağız yerine burundan nefes almayı öğrenmek, yetişkinlikte yaşanabilecek uyku apnesi, konuşma bozukluğu ve uygun olmayan yüz gelişimi gibi çok sayıda sağlık sorununun önüne geçecektir. Dolayısıyla çocuğunuz çoğunlukla ağzından nefes alıyorsa, vakit kaybetmeden nefes alma ve uyku üzerine uzmanlaşmış bir doktorla görüşmenizi tavsiye ederim.

Yazar

Onur Öztürk

Diş Hekimi - Plusdent

Benzer yazılar

Yorum Yaz

Bu sitede verilen bilgiler tanısal,teşhis veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır, sonuçları için hiç bir sorumluluk kabul edilemez. Tedavi edilmesi gereken bir hastalığınız var ise veya olduğunu düşünüyorsanız, konusunda uzman bir hekime başvurunuz. www.onurozturk.com 'da verilen bilgiler hekim muayenesi yerine geçmez. Diş hekimi Onur Öztürk’ e ait olan www.onurozturk.com internet sitesinin tüm hakları saklıdır. Sahibinin izni olmadan siteden hiçbir kopya yapılamaz. Kopyaların kullanımından dolayı sorumlu tutulamaz.