Sjörgen Sendromunun Belirleyici Özelliklerinden Biri: Ağız Kuruluğu

30 Haz 2013

Ağız Kuruluğu nedir?

Kserostomi adı verilen “Ağız Kuruluğu”nun en yaygın belirtisi tükürük miktarı ya da kalitesinde azalmadır. Hemen hemen tüm Sjögren Sendromu hastalarında aynı derecede ağız kuruluğu oluşur.

Nedenleri:

  • Antihistaminikler, anti hipertansifler ve antidepresanlar gibi birçok reçeteli ilacın uzun süreli kullanımı
  • Akciğer iltihabı, Hepatit C, Diyabet ve Depresyon gibi kronik hastalıklar
  • Baş, kafa ve boyun bölgesinde görülen ilik nakli gibi radyasyon tedavileri

Tükürük Hakkında

Tükürük, vücutta ağız boşluğu ve ağız fonksiyonlarının korunmasını sağlayan en temel akışkanlardan biridir. Üç büyük tükürük bezi ve yüzlerce küçük tükürük bezi tarafından üretilir. Değeri nadir olarak takdir edilir ancak yeterli değildir. Tükürük, çoğunlukla su ve bunun yanında 60’ın üzerinde madde içerir. Bunlar;

  • Ağız mukozasını (dokusunu) korur, kayganlaştırır ve temizler,
  • Çiğnemek, yutkunmak ve konuşmayı kolaylaştırır,
  • Dişleri çürüğe karşı korur,
  • Dişleri, ağız içini ve soluk borusunu virüs, bakteri ve küflerden korur
  • Tat alma duyumuzu destekler ve kolaylaştırır.

Ağız Kuruluğunun Belirtileri

Tükürük, ağız boşluğunda önemli bir rol oynadığı için salgılanmanın azalmasıyla pek çok problem oluşur. Bu durum aylarca ya da yıllarca devam ederse, yutkunma zorluğu, dişlerde çürük, mantar gibi ağız içi enfeksiyonlarına da beraberinde getirir.

Sonuç olarak, ağız kuruluğunun erken teşhisi çok önemlidir. Diş hekimi muayenelerde ağız kuruluğu belirtisine rastlarsa hastayı bu konuda bilinçlendirmeli ve dil altında ya da çevresindeki salgılanmayı gözlem altına almalı. Tükürük salgısının olmaması ya da çok az olması ilk bulgularındandır. Diğer belirtiler ise özellikle boyuna yakın dişlerde, dişetlerinin yakınlarındaki çürüklerdir.

Ağız kuruluğunun diğer belirtileri, özellikle kuru gıdalarda ve yanında bir içecek olmadan tükettiğimiz gıdalarda yutkunma zorluğu, tat alma duygusunun değişmesi, ağızda yanma hissi, konuşma ve yemek yerken zorluk çekmek gibi belirtilerdir.

Ağız Kuruluğunda Teşhis

Salgılanma fonksiyonunda değişiklik ya da salgılanmanın şiddetinde bozulma, hastalığın teşhisinde önemli rol oynar. Ağız kuruluğu hem diş hekimleri hem de doktorlar tarafından teşhis edilebilir.

Özet: Elde edilen şikayetler listelenir: Süreç, Sıklık ve şiddet

Hastalığın diğer kanallarda da (göz, burun, boğaz, deri ve vajina) görülüp görülmediği öğrenilir. Reçeteli ilaçların listesi alınır.

İnceleme: Büyük tükürük bezinde elle muayenede hassasiyet, duyarlılık ve genişleme hissedilir. Ağız içindeki kanallardan gelen salgının miktarı ve kalitesi değerlendirilir, salgının olmadığı görüldüğünde ve ağız mukozası kırmızı ise not edilir. Çürük varsa değerlendirilir.

Salgının Akışkanlığı: Belirli bir zamanda üretilen tükürük miktarı ölçülür. Test non-invaziv ve ağrısızdır.

Sintigrafi:  Hastanede yapılan bu testte ağız içine enjekte edilen küçük bir miktar radyoaktif madde tükürük bezindeki kandan alınan salgıyı ölçer

Biyopsi: Alt dudak içine küçük bir kesik açılarak en az dört parça alınır ve bir patolog bu parçalarda Sjörgen Sendromunun karakteristik özellikleri olup olmadığını inceler.

Tedavi

Belirtileri azalmak ve salgılanmayı yükseltmek

İki reçeteli ilaç olan Salagen ve Evoxac ilaçları, ağız kuruluğunun belirtilerini azaltır ve ağızda salgılanmayı arttırır (ilaçlar doktor tavsiyesi ile alınmalıdır). Her iki ilaç da aynı şekilde etki eder, çürükleri engellemeye yardımcı olmaz ve kullanımı herkes için uygun değildir. Kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Kullandığınız başka ilaçlar varsa ağız kuruluğu yapıp yapmayacağı konusunda doktorunuza danışın. Eğer böyle bir yan etkisi var ise başka bir ilaç isteyin ya da ilacı kullanmayı durdurunuz.

Diş çürüklerini önlemek

Günde en az 2 defa dişlerinizi fırçalayın ve düzenli olarak diş ipi kullanın. Florür içeren diş macunu kullanın. Yemekten sonra diş fırçalamanız mümkün değilse şekersiz sakız çiğneyerek salgı bezlerinizi uyararak çürük riskini azaltabilirsiniz. Bu aynı zamanda yemek kalıntılarını temizlemeye yardım eder. Yemekten sonra hiçbir şey yapamıyorsanız en azından ağzınızı su ile çalkalamak dişlerinizdeki kalıntıları temizlemek için yardımcı olacaktır.

Karbonhidratlı gıdalar ile özellikle çerez, ekmek, patates cipsi ve şeker gibi yapışkan gıdaların tüketimi azaltarak ve tüketme sıklıklarını azaltarak diş çürüme riskinizi azaltabilirsiniz.

Diş hekiminize danışın

  • Çürüklerinizi ne sıklıkta kontrol ettirmelisiniz?
  • Ağız sağlığı için yapılması gereken temel bakımlar nelerdir?
  • Diş macununa ek olarak kullanabileceğiniz jel gibi yardımcı ürünler nelerdir? Günlük kullanılan bazı jeller genellikle ustalık gerektirir. Bazı hastalarda bu uygulamalar diş hekimi kontrolünde yapılmalıdır.
  • Yeniden mineralleştirme ajanı kullanıp kullanmamanız gerekli mi?

Ağız içindeki pamukçukların tedavisi

Ağız mukozasındaki kırmızı görünüm ya da ağızdaki yanma hissi, ağzınızda bir iltihaplanma ya da mantar belirtisi olabilir. Bu belirtiler başarılı şekilde tedavi edilmedikçe sık sık nükseder. Dolayısıyla bu tür durumlarda diş hekiminize ya da bir doktora danışmanız gerekir.

Sonuç olarak “Sjögren Sendromu” olarak adlandırılan ağız kuruluğu ciddiye alınarak değerlendirilmeli ve gerekli takipleri yapılmalıdır.

Yazar

Onur Öztürk

Diş Hekimi - Plusdent

Benzer yazılar

Yorum Yaz

Bu sitede verilen bilgiler tanısal,teşhis veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır, sonuçları için hiç bir sorumluluk kabul edilemez. Tedavi edilmesi gereken bir hastalığınız var ise veya olduğunu düşünüyorsanız, konusunda uzman bir hekime başvurunuz. www.onurozturk.com 'da verilen bilgiler hekim muayenesi yerine geçmez. Diş hekimi Onur Öztürk’ e ait olan www.onurozturk.com internet sitesinin tüm hakları saklıdır. Sahibinin izni olmadan siteden hiçbir kopya yapılamaz. Kopyaların kullanımından dolayı sorumlu tutulamaz.