Ağız Sağlığı İçin Sağlıklı Beslenme

Ağız ve Diş Sağlığı İçin Sağlıklı Beslenme | Onur Öztürk

Ağız ve Diş Sağlığı için Sağlıklı beslenme

Çürüklerden korunmak istiyorsanız ne yediğiniz kadar, ne kadar sıklıkla yediğinizde önemlidir. Bunun sebebi yiyeceklerin yutma işleminden sonra çok daha uzun süre dişleri ve ağzı etkilemesidir. Akşam yemeğinde yenen bir bisküvi öğlen abur cubur olarak yenen bisküviye göre daha az zararlı olacaktır. Genel olarak zayıf beslenme diş eti rahatsızlığına neden olur ve uzun dönemde ağız için başka etkileri de olur. Kısa ve uzun dönemde yediklerimizin ağzımıza olan etkilerini öğrenmek ağız için sağlıklı beslenmenin birinci basamağını oluşturur.

Besinlerin kısa dönem etkileri

Besinleri yemeye başladığınız dakika ağzınızda değişimler başlar. Ağzınızdaki bakteriler plağı daha asidik yapar ve bu asit diş üzerinde çukurlaşmalara ve çürüklere neden olur.

Bu değişiklik nasıl oluyor?

Bütün karbonhidratlı besinler glikoz, früktoz, maltoz ve laktoz gibi basit şekerlere bölünürler. Fermente olabilen karbonhidratlar olarak adlandırılan bazı besinler ağızda parçalanırken diğer besinler sindirim sisteminin değişik evrelerinde parçalanırlar.

Bu fermente olabilen karbonhidratlar bakterilerle beraber çalışarak çürük oluşumunu başlatarak dişlere zarar verirler. Bu grup besinleri bisküviler, kekler, yumuşak içecekler ve şekerlemeler gibi şekerli besinlerin yanında ekmek, kraker, muz ve kahvaltılık tahıllar gibi daha az zararlı besinlerde oluşturur. Bu yiyeceklerden gelen şekerlerden dişler üzerinde bilinen bakteriler asit yaparlar. Bu asitler dişin içindeki mineralleri çözerek demineralizasyon adını alır. Dişler remineralizasyon adı verilen doğal bir süreçle tekrar mineral kazanırlar. Tükürük bu süreçte flor ve bazı yiyecekler ile etkili olur.

Diş çürüğü, minerallerin geri kazanılma hızının kaybedilme hızından yavaş olmasıyla minenin içinden başlar.

Dişler üzerindeki bakterilerin yakınlarında ne kadar çok besin artıkları kalırsa o kadar çok asit oluşumu olacaktır. Kuru üzüm gibi yapışkan karbonhidratlar daha fazla asit hasarı yaparlar. Ayrıca çatlak ve kovuklara dolan bütün besinler de çürüğe neden olurlar. Bu tür besinlere patates cipsleri mükemmel bir örnektir. Bir avuç dolusu cipsi ağzınıza atın ve dişlerinizin arasından tamamen temizlenmesinin ne kadar uzun zaman aldığını görmüş olursunuz. Büyük azı dişleri gibi üzerinde birçok girinti ve çıkıntı olan dişler besin tutulumunu arttırır ve çürüğe yatkın olur.

Dişler için sağlıksız besinler sadece yendikleri zaman dişlere zarar vermez. Yemek sonrası asit dişler etrafında yarım saat daha etkisini gösterir.

Gün içinde hafif içecekler veya şekerli kahve içen bireyler, şeker veya karbonhidratlı abur cubur alan insanlar bakterilere asit üretimi için yeterli kaynağı sağlamış olurlar. Böylece artan asit aktivitesi ile çürük oluşumu tetiklenir. Öğün arasında şekerli abur cuburlar alan bireylerin aynı miktarda şekeri öğün içinde alanlara oranla daha fazla çürüğe sahip olmaktadırlar.

İyi taraftan bakacak olursak, bazı besinler tükürük akış hızını arttırarak ağızda asitleri çözerek çürük oluşumunu engeller. Mineyi çözünmeye karşı dirençli kılar. Diğer yiyeceklerden sonra eskitilmiş peynir yenmesi ağızdaki asitleri tamponlar. Öğünler arası abur cubur yiyenlerin diş çürüğü riski daha fazladır. Öğün arası abur cubur yiyelerin öğün içinde yiyenlerden farkı diğer besinleri yemeyip ağızdaki asitlerin etkilerini nötralize eder.

Şekersiz sakız çiğnemek dişleri çürük oluşumundan korur. Şekersiz sakızların çoğunun içinde bulunan ksilitol, ağızdaki bakteri sayısını azaltır ve asitlerin etkisine karşı dişleri tamponlar. Çoğu şekersiz sakız ve şekerleme tükürük akış hızını arttırırlar buda doğal bir antibakteriyel etki oluşturur.
doktorunuza-sorun

Uzun dönem etkileri

Vücudumuzun diğer kısımlarının sağlığı gibi ağız sağlığımızda iyi beslenmeye bağlıdır. Ağzımız kötü beslenmeye çok duyarlıdır ve erken diş kayıpları ile diş eti hastalıkları ve kötü bir nefese neden olur. Birçok beslenme bozukluğu vücudun diğer bölgelerinden önce ağzı etkiler. Ağzı örten dokular-ağız mukozası-devamlı bir yapım ve yıkım sürecinden geçer. Ağzın bazı bölgelerinde 3 ila 7 gün arasında bütün hücreler yenilenir.

Ağız sağlığı için ne yenmeli?

İyi bir beslenme için geçerli ve güvenilir bir yönerge kullanılabilir;

  • Her gün bütün tahıllardan tüketin. Beyaz ekmek ve beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç, yulaf ezmesi ve bütün buğday ekmeği gibi yiyecekleri tercih edin.
  • Sağlıklı sebzeler tüketin. Genellikle koyu yeşil ve turuncu olanları tercih edin.
  • Değişik meyveler tüketin.
  •  Bol bol tahıl, meyve ve sebzeden oluşan diyetleri tercih edin.
  •  Protein ihtiyaçlarınız için balık, fasulye, fındık ve çekirdekleri tercih edin.
  • Şeker ihtiyacınızı karşılarken içecekler ve yiyecekler ile bunların negatif etkilerini yumuşatın.
  •  Yiyeceklerinizi daha az tuz ile pişirin veya bu tür yiyecekleri tercih edin.
  • Alkollü içkiler tüketiyorsanız daha hafif olanları tercih edin.
  • Sağlık bir kilo için her gün egzersiz yapın..

Diyetiniz genel olarak tahıllara dayanmalı günde en az 2 kap sebze, 2 kap meyve en az 3 bardak kalsiyum içeren süt içermeli, ayrıca peynir, yoğurt, et, yumurta, baklagiller ve kuru yemişler gibi proteinleri de içermelidir. Yağlar ve şekerleri az tüketmeye özen gösterin.

Çürükten korunmak için, bakteriler tarafından üretilen asitlerin minimumda tutulması için, beslenmeyle ilgili birkaç noktaya daha dikkat etmelisiniz;

  • Öğünler arası abur cubur. Beslenmenin dişlerin asit saldırısına daha az maruz kalması açısından kısıtlanması gerekmektedir. Eğer abur cubur yiyecekseniz de fermente olamayan karbonhidratları tercih edin.
  • En iyi seçim: Peynir, tavuk veya diğer etler kuruyemişler veya süt. Bu tür besinler diş minesinin, ağızdaki asiditeyini düşürerek veya tekrar mineralize olması için gerekli olan kalsiyum ve fosfor ihtiyacını karşılayarak, korunmasında etkilidir.
  • Orta derecede seçim: Elma, armut gibi sert meyveler ve sebzeler. Sert meyve ve sebzeler doğal şeker içermesine rağmen bu şekeri seyreltecek kadar suludurlar. Ayrıca tükürük akış hızını arttırarak antibakteriyel özelliğinden dolayı çürüğe karşı dişlerin korunmasına neden olurlar. Yeteri kadar karbonhidrat içermeyen sebzeler ise tehlikeli olabilirler.
  • Kötü seçim: Şekerlemeler, kurabiyeler, kekler, krakerler, ekmekler, pideler, patates cipsleri, kızarmış patates, muz, çubuk krakerler, kuru üzümler ve kurutulmuş meyveleri kötü seçim olarak nitelendirebiliriz. Bu tarz besinler dişlerin üzerindeki bakterilere asit üretimi için şeker kaynağı oluştururlar. Bu durum eğer besinler dişlere yapışırsa veya dişlerin arasında kalırsa daha da kötüye gider.
  • Hafif içecekler veya şeker ilave edilen çay kahve, kakao, limonata gibi şeker içeren içeceklerin kullanımı kısıtlanmalıdır. Meyve suları da doğal şeker içerdiğinden çürüğe neden olurlar.
  • Bu tarz içecekleri gün içinde çok uzun süre içmemeli ve miktarı kısıtlı olmalıdır. Yemekten hemen sonra içilen bir şişe soda iki saat sonra ilen bir şişe sodadan daha iyidir çünkü dişler daha az süre için asitle etkileşime girer.
  • Daha iyi seçimler: Şekersiz çay, süt ve su özellikle su. Çay (şekersiz olması şartıyla) da flor içerdiğinden mineyi güçlendirir. Süt de çürüğü engellediği için tercih edilmelidir. Su dişlerin üzerindeki besin artıklarını yıkadığı için ve ağızdaki şeker asitlerini seyreltir.
  • Sert şekerler ve nane şekerlerini uzun süre emmekten kaçının. Çürük yapıcı bakterilerin fazlasıyla asit üretmesi için yeterli şekeri içerirler.
  • Limon suyu gibi bütün asidik besinler ağız ortamının daha asidik olmasını sağlar ve dişlerde demineralizasyon veya erozyon yapabilirler. Asitle etkileşim zamanı dişlerdeki hasarı belirler bu yüzden ne kadar az asitle dişler temas ederse o kadar çürük riski azalır.
  • Her yemekten sonra yıkıcı asitler üreten bakteri plağını yemek arkasından en azından su içerek asidi tamponlayın. Günde en azından günde iki defa bütün bakteri plağını temizleyecek kadar dişlerinizi fırçalayın.
  • Ksilitol içeren şekersiz sakızların çiğnenmesi çürük riskini azaltır. Dişlerin üzerine yapışan besinleri dişler üzerinden temizlemesinin yanında tükürük akış hızını arttırarak asitlerin çözünmesine yardım eder. Ksilitol ayrıca gün içinde de tüketilebilir.

doktorunuza-sorun

 

Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez. Bu sayfadaki tüm yazılar Onur Öztürk'e ait olup, kaynak göstermeden kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook’ta Takip Et

Twitter’da Takip Et

Instagram’da Takip Et

dronurozturk

Takipte kal

Yeniliklerden haberdar olmak için isminizi ve eposta adresinizi giriniz.

Adresimiz


Valikonağı Cad.
Feza apt. No:141/9
Nişantaşı / İSTANBUL
0212 240 47 18