Antibiyotik Direnci: Çatışmayı Kazanırken Savaşı Kaybediyor Muyuz?

22 Eki 2014

Hayvan yiyeceklerinde antibiyotiklerin kötüye kullanımından, viral enfeksiyonlarda gereksiz ve yaygın antibiyotik kullanımına kadar problem yerini güçsüzlük ve düş kırıklığına bırakıyor. Bir çoğumuz için, uyarı işaretlerini görmezden gelmek ve gelecekte çıkarabileceği sorunlara aldırış etmemek çok daha kolaydır. Maalesef, gerçek şu ki hastanelerde, huzurevlerinde ve uzun dönem bakım evlerinde her gün insanlar daha önce antibiyotikler ile tedavi edilmiş bakteriler yüzünden ölüyor. Bir kaç yıl önce çok kısa zaman içinde bakteriyel enfeksiyonları yok eden ve mucize sayılan ilaçlar artık günümüzde birçok enfeksiyonda işe yaramıyor. MRSA, Enterokok ve C. Difficile gibi dirençli bakteri türlerine karşı etkin bir tedavinin eksikliği ileri gelen sağlık çalışanlarını potansiyel hastalar için giderek daha da endişelendiriyor.

Geçtiğimiz 10 yıl bakteriyel dirençle olan savaşımızda kritik bir süreçti. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri ve benzeri diğer kuruluşlar tarafından doktor ve hastalara yapılan eğitimler antibiyotiklerin gereksiz kullanımının azalmasında önemli rol oynamaktadır. İyi haber ise reçetelenen antibiyotik sayısının geçtiğimiz 10 yıl içerisinde düşüş göstermesidir. Bu sene, 25 kuruluşun ortak düzenledikleri toplantıda, 1990-2010 yılları arasında reçetelerde %17’lik bir düşüş olduğunu gösteren veriler sunulmuştur. Kötü haber ise, 2010’dan itibaren, antibiyotik reçetelerinin oranı hala çok yüksek olmasıdır. Öyle ki her 1000 kişiye 801 reçete düşmektedir.

Verilerin gösterdiğine göre diğer bir problem de geniş spektrumlu antibiyotiklerin, yani aynı anda daha fazla bakteri türüne etki eden antibiyotiklerin, hekimler tarafından kullanımının artmış olmasıdır. Ne kadar çok türde veya sınıfta bakteri antibiyotiklerdenetkilenirse, devamında o kadar çoğunda direnç ve tolerans gelişiyor. Geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanımı sekonder (ikincil) gelişen süper enfeksiyon riskini de arttırıyor. Örneğin C. Difficile görülen hastalarda bakterinin vücuttan temizlenmesi sırasında hastadaki koruyucu bakteriyel flora da bozuluyor.

Antibiyotik direnci yeni ilaçların üretilmesinden çok daha hızlı geliştiğinden, gelecekte antibiyotiklerin işe yarar olmasını garantiye almanın yolları:

Antibiyotikleri şu an çok daha uygun şekilde kullanmak ve yeni ve alternatif olabilecek ilaçların araştırmalarına daha çok kaynak ayırmaktır. Henüz bu iki gereklilik de karşılanmış değildir. Eğer yakın gelecekte etkili bir şeyler yapılmazsa, insanlık şimdiye kadarki en büyük bilimsel başarılarından biri olan, ciddi, hayatı tehdit eden bakteriyel enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini kaybedecektir.

Diş ağrınız için antibiyotik kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın, çok ciddi bir enfeksiyon riskiniz yoksa antibiyotik kullanımınız muhtemelen gereksizdir (bu konuda kararı kendiniz almamanız gerekir), çoğu diş ağrısı pulpitis olarak geçen diş sinirlerinin çürük vb dış etkenlerden etkilenerek ağrı yapmasından kaynaklanır bu da kanal tedavisi veya diş çekimi ile halledilir çoğunlukla da antibiyotik kullanımına gerek yoktu.

Yazar

Onur Öztürk

Diş Hekimi - Plusdent

Benzer yazılar

Yorum Yaz

Devamını oku:
Protez

Diş Fırçası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kapat
Bu sitede verilen bilgiler tanısal,teşhis veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır, sonuçları için hiç bir sorumluluk kabul edilemez. Tedavi edilmesi gereken bir hastalığınız var ise veya olduğunu düşünüyorsanız, konusunda uzman bir hekime başvurunuz. www.onurozturk.com 'da verilen bilgiler hekim muayenesi yerine geçmez. Diş hekimi Onur Öztürk’ e ait olan www.onurozturk.com internet sitesinin tüm hakları saklıdır. Sahibinin izni olmadan siteden hiçbir kopya yapılamaz. Kopyaların kullanımından dolayı sorumlu tutulamaz.