10 Eyl 2014

Bugün kullandığımız ilaçların çoğu gibi florür de tesadüfen bulundu. Diş hekimliği ile florürün yolları ise 1900’lerin başlarında kesişti. Amerikalı bir diş hekimi olan Frederick Mckay, Colorado yerlilerinin çoğunun (bir kasabanın yaklaşık yüzde 90’ı) dişlerinde önemli ölçüde kahverengi lekelenme olduğunu fark eder. Daha sonra diş hekimliği literatürüne “Colorado Kahverengi Lekesi” olarak geçen bu durumu bir süre gözlemleyen McKay, bilinmeyen bu hastalık üzerine birlikte çalışmak üzere meslektaşı G. V. Black’i Colorado’ya davet eder. İkilinin yaptığı araştırmalar sonucunda iki önemli bulgu ortaya çıkar:

  • Bu kahverengi lekeler diş minelerindeki sorunların ilerlemesinin bir sonucudur.
  • Bu durumdan etkilenen kişilerin şaşırtıcı bir biçimde diş çürümesine dayanıklı dişleri vardır.

McKay’ın daha sonra yaptığı araştırmalar, bu lekelenmenin kaynağının, ABD’nin batısında ciddi ölçüde bulunan doğal florür rezervine sahip su kaynakları olduğunu ortaya koymuştur. Ne var ki 1940’lara kadar bu bilgiye dişleri güçlendirmek için başvurulmadı.

ABD’nin Michigan eyaletindeki Grand Rapids şehrinde yürütülen 15 yıllık su florlama çalışması sırasında araştırmacılar, yaklaşık 30 bin öğrencinin diş çürüme oranını izledi. Çalışmanın 11. yılına doğru -su florlanmaya başladıktan sonra- Grand Rapids çocuklarındaki diş çürüme oranının yüzde 60 azaldığı gözlendi. Devletler, bu pilot çalışmanın başarısına dayanarak, diş çürüme vakalarını azaltmak ve vatandaşlarının ağız sağlığını korumak amacıyla su florlama programlarında ilerleme karar verdi. Modern beslenme tarzı ve bunun sonucunda asit üreten bakterilerin dünya genelinde yaygınlaşması nedeniyle florür, yıpranma ve aşınmaya karşı dişleri koruma konusunda önemli bir yere sahip oldu.

Aynı zamanda yapılan başka çalışmalar ise florürün içme sularına eklenmesi ile toplumsal bazda çürük oluşma riskinin değişmediği de gözlemlenmiştir. Florürün sistemik alınması ile uzun dönemde kanser oluşması açısından oluşacak riskler ise içme sularının florlanması konusunda etik tartışmaları doğurmuştur. Bazı ülkeler sağlık politikası olarak içme sularının florlanmasından vazgeçmiştir.

Şunu iyi anlamak gerekiyor; florürden faydalanmak için (su yolu ile vs.) florür tüketmeniz gerekmiyor. Halen devam eden çalışmalar florürün korumacı özelliklerinin, diş mineleriyle olan doğrudan ilişkisinden (onları güçlendiriyor ve asitlere karşı koruyor) geldiğini ortaya koydu. Hatta diş macunlarından ve ağız çalkalayıcılardan gelen florürün, florür içmek ya da yemekten daha etkili olduğu gözlemlendi.

Aşırı florür tüketiminin en yaygın yan etkisi;

Kahverengi lekelenme ve artan diş minesi beneklenmesidir. Bu durum dişler hâlâ gelişim aşamasındayken çok fazla florür tüketilmesinden kaynaklanır. Diş macunu tüplerinde ya da ağız çalkalayıcısı şişelerinde, florürün aşırı miktarda (Örneğin bir çocuğun tüm ağız çalkalayıcısını içmesi gibi) alınmasının zararları hakkında uyarılar yer alır.

Yazar

Onur Öztürk

Diş Hekimi - Plusdent

Benzer yazılar

Yorum Yaz

Devamını oku:
Pamuk Şeker, ve Diş Hekimi Olan Mucidinin Hikayesi

Yağ Çekmeye Neden Başlamalısınız?

Kapat
Bu sitede verilen bilgiler tanısal,teşhis veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır, sonuçları için hiç bir sorumluluk kabul edilemez. Tedavi edilmesi gereken bir hastalığınız var ise veya olduğunu düşünüyorsanız, konusunda uzman bir hekime başvurunuz. www.onurozturk.com 'da verilen bilgiler hekim muayenesi yerine geçmez. Diş hekimi Onur Öztürk’ e ait olan www.onurozturk.com internet sitesinin tüm hakları saklıdır. Sahibinin izni olmadan siteden hiçbir kopya yapılamaz. Kopyaların kullanımından dolayı sorumlu tutulamaz.